Tüm Engelliler Konfederasyonu Başkanı Nedim Kılıç - Röportaj

"Engelsiz web tv" ekibi olarak Tüm Engelliler Konfederasyonu Başkanı Nedim Kılıç ile beraber sizler için bir röportaj gerçekleştirdik.
Bu haber 2015-01-15 18:08:33 eklenmiş ve 2718 kez görüntülenmiştir.

-Nedim Kılıç kimdir, sizden dinleyebilir miyiz?

1966 Yozgat doğumluyum. Yıllardır engelli arkadaşlarımla bu kaderi paylaşıyorum. Ortopedik engelliyim ve engelim doğuştan değil. Bir kamu kuruluşunda çalışıyordum. Şu anda emekliyim. Allah nasip ederse dostlarımızla, hukukçularımızla yönetim kurulumuzla engellimizin yaşama düzeyini yükseltmek, onu engelsiz bireyle aynı yaşama kolaylığına çekmek için yola çıkmış bulunmaktayız. Öncelikle böyle bir konuda bize yer verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Biz, Tüm Engelliler Konfederasyonu’nun kurucusuyuz. Ben yönetim kurulu başkanıyım. Konfederasyonumuz üç federasyondan oluşmaktadır. Bu 3 federasyonun biri Samsun’daki Karadeniz Engelliler Federasyonu, biri İstanbul’daki İşitme Engelliler Federasyonu ve biri de Ankara’daki Fiziksel Engelliler Federasyonu’dur. Türkiye’de engelliler hakkında sivil toplum örgütleri, dernekler federasyonlar çoktur fakat konfederasyon olarak sadece iki tanedir. Edirne’den Kars’a engellisinin hakkını arayan, gerçekçi, kimseye engelliyi acındırmayan bir tutumla hizmet etmekteyiz. Farkındalık yaratmak istiyoruz. Engellilere insanların acımadan yaklaşmasını istiyoruz. Hepimiz engelli veya engelsiz birer bireyiz. Biz, burada engellilere balık vermiyoruz, amacımız balık tutmayı öğretmek. Topluma, siyasetçilerimize, ileri gelenlerimize derdimizi anlatmak adına faaliyetlerde bulunan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Konfederasyonumuz Edirne’den Kars’a Avrupa’da dâhil olmak üzere bütün engellileri kapsayan bir kuruluştur. En güzel şekilde ülkeye hizmet etmek istiyoruz. Ama buradan en büyük çağrım insanlaradır, toplumadır. Bizlere acımayın, bizim de bir birey olduğumuzu unutmayın. Yetkililerden engelsiz insanın hakkı ve yükümlülükleri neyse biz de onları istiyoruz. Normal insana yol, kaldırım, araç, elektrik giderleri nasıl dönüyorsa bize de dönsün. Böyle olursa engelliyi kullanmak isteyenlere gün doğmaz. Biz, buna karşıyız. Siyasetçiler de dâhil bu söylediklerime. Biz siyaset üstü bir kuruluşuz. Bizim kapımız tüm siyasetçilere açıktır, buraya gelsinler bizi dinlesinler. Biz onlardan üstünüz. Bu konfederasyon içerisinde siyaset yok. Zaten sivil toplum örgütleri içerisinde eğer siyasete bulaşılırsa o sivil toplum örgütü uzun ömürlü olmaz. Türkiye’de nasıl konfederasyon tek bir kişiden oluşmuyorsa siyaset de bir kişiden oluşmuyor. Bu yüzden engellinin siyaseti yoktur.  Bu sebeple biz siyasete yer vermiyoruz, vermemeye de gayret ediyoruz. Herkes bizim için aynıdır. Bizim engelsizlerden ek farkımız Allah’tan gelen bir şeydir. O Allah ile bizim aramızdadır, onu da kimseye kullandırmayız. Onun için de burada ortopedik, işitme, görme, zihinsel, spastik ve diğer engelli türlerinden raporu %40 engelli görünen herkesin konfederasyonumuzda yeri vardır. Buraya girme hakkı vardır, dernekler, federasyonlar aracılığıyla burada onun hakkını ararız. İnsanlara özellikle engelli arkadaşlarıma yardımcı olmak, hizmet etmek amacıyla böyle bir yola girdik, umarım Allah bizi hiçbir zaman mahcup etmez. Dostlarımızın yanlışlarımızı yüzümüze söylemesini bekliyoruz, onlar bizim dostumuzdur.

-Konfederasyonunuzun faaliyetlerinden ve gerçekleştirmek istediği projelerden bahsedebilir misiniz?

Konfederasyonumuzun en büyük gayesi engellinin en güzel şekilde yaşaması hayalini gerçekleştirmektir. Engellinin engelsizden farklı olmadığını, toplum içinde herkesle eşit olduğunu hissetmesini istiyoruz. Konfederasyonumuzun hedefleri bunlardır. Farkındalığı yaratmak istiyoruz. Biz istiyoruz ki engelli birey kendi işyerini, atölyesini açabilsin, iş adamı olabilsin, eğitimini alabilsin. Bizim savaşımız bunlar için. Engellinin üretebilmesini istiyoruz. Anadolu’da bir tabir vardır, elden gelen öğün olmaz, olursa vaktinde bulunmaz. Onun için o elden gelen öğünü bizim pişirebilmemiz, üretebilmemiz gerekir. Bunun için de gerek iş adamlarıyla gerek siyasetçilerle işbirliği yaparak kendi atölyelerimizi kurmanın peşindeyiz. Bunun için faaliyetlerimiz var. Yakında sizlere açıklayacağız. Türkiye’ye güzel bir mesaj olacak. İlk başlarda 15 tane engelliyle başlayacağız. Vatandaş bunu gördüğünde 50 değil 100 kişiyi çalıştırabileceğimize inanıyorum. Yeter ki fikirler ve zikirler bir olsun. Yeterki insanlar çabalarının boşa gidebileceğini düşünmesin. Hepimiz bunun için canla başla çalışıyoruz. O proje hakkında hala görüşmelerimiz devam ediyor. Projenin 3/1’i bitmiş durumda. Farkındalığı yaratacağımızdan eminim.

-Üyelerinizin  sizden ve yetkililerden beklentisi nelerdir?


En önemli beklentisi iştir. Önce iş, önce maaş diyoruz. Ama şunu da belirtmekte fayda var, engelsiz bireyler de dâhil olmak üzere hazırı kim olsa seviyor.  Ben buradan engelli camiasına sesleniyorum, bizi kullandırmayın. Bir günlük düşünmeyin, özellikle engelli aileleri ben öldükten sonra ne olacak diye düşünmelisiniz. Çocuklarımızın geleceğini hazırlayalım. Ben devletime diyorum ki haksız yere engelliye para vermeyin. Bu para, tüyü bitmez yetimin hakkıdır. Bu ülkede hepimiz yemeye kalkarsak o gemi çöker. Engelliye hakkı olmayanı vermeyin. Sivil toplum örgütü olarak kimseye kömür, gıda yardımı yapmıyoruz. Veriyorsa sosyal devletim versin ama hakkı olmayana vermeyin. Engelliye üretim yaptırın, ona hak ettiğini verin. Engelli bireyim iş istiyor, hak etmediği parayı değil.

-Belediyelere bir talebiniz var mı?

Bizim belediyelerle sorunlarımız var. Kaldırımlar bize uygun değil. Toplu taşıma da büyük sıkıntılar çekiyoruz. Bazı belediyelerin kendine yakın engelli gruplarını kullandıklarını görüyoruz ve buna üzülüyoruz. Sivil toplum örgütünün siyaseti olmaz. Siyasetçiler de bizi o şekilde görmemeli. Belediyelerin sadece kendine yakınlarla işbirliği içinde olması, yardım yapması onların üzerinden reklam yapması bize göre değil. Onları kınıyoruz. Engelliye acımasınlar. Her vatandaş engelli adayıdır. Yaşlılık da bir engeldir. Bunu düşünmek lazımdır. Ben buradan o koltukta oturanlara sesleniyorum. Allah’ını seven bizi kullanmasın bize iş versinler.

-Ankara’da kolay  yaşayabiliyor musunuz?

Maalesef. Ankara, Anadolu’nun insanıyla doludur. İç Anadolu’dan geliyoruz çoğumuz.  Ankara’da çalışabilecek yer bulduğumuzdan geliyoruz belki de ama yaşayamıyoruz. Bizim zorlanmadan yaşamamızı, alışveriş yapabilmemizi, arkadaşlarımızla vakit geçirmemizi istiyorsanız kaldırımları yolları düzeltmelisiniz. Toplu taşıma araçlarını bize göre tasarlamalısınız. Ama maalesef biz buna henüz ulaşamadık. En büyük üzüntümüz devletten bizim adımıza para alıp kullanıyorlar. Türkiye’de 2007’de bizimle ilgili sözleşme imzalandı. 2007’den beri kaç sene geçti biz hala bir gelişme göremiyoruz. Ben ölsem 3 yıl sonra yapılan şeyden mi faydalanacak? O zaman kendinizi bizim yerimize koyun. Biz bir şeyler yapılacaksa biz hala hayattayken yapılmasını istiyoruz. Bizim adımıza “ben engelliler için proje yapıyorum” diyerek devleti soyanları kınıyorum. Bizi kullanmayın. Lavabo yapıyorlar bize uygun değil, kaldırım yapıyorlar bizim için değil. Ne işe yaradı? Bu ne demek, devletten “ben engelli için yapıyorum” diyerek para alıyorlar. Vicdan azabı dahi çekmiyorlar. O para hepimizin, engelli engelsiz fark etmez. Avrupa’dan örnek alsınlar, gittim ve gördüm. Şehirde rahat rahat gezip ulaşımımı sağlayabiliyorum ama Ankara’da zorlanıyorum.

-Sosyal faaliyetleriniz var mı? Ne kadar sürede bir toplanıyorsunuz?

Konfederasyonumuz yeni kuruldu. Bizim bugüne kadar 3500 kişi sosyal sorumluluk projesinden faydalandı. Allah nasip ederse önümüzdeki nisan sonunda engelli-engelsiz 300 kişiyi umreye götürüyoruz. Diyanet İşler Başkanlığı ile böyle bir yazışmamız oldu. Tüm Türkiye çapındaki engelli aileleri ile beraber umreye gideceğiz. Akıllarındaki biz oraları görebilir miyiz acaba kaygısınız silip onların duygularını paylaşacağız. Geçen sene gitmiştik, Allah nasip ederse bu sene de gideceğiz. Avrupa’da bir sivil toplum örgütüyle yazışmalarımız var. Onlarla kardeş konfederasyon olarak bir protokol imzalayacağız. Sosyal sorumluluk projesinden ziyade en çok istediğimiz şey engelliler için bir atölye kurmak. İşitme Engelliler Federasyonu tercümanları tarafından kurslar açmayı düşünüyoruz. İçeride 15 kişilik bir bilgisayar kursumuz var. Sadece engelli değil, buradan 350 kişi faydalanıyor. Halk Eğitim Merkezi’nden öğretmenimizi alıyoruz, geri kalan her şeyi kendimiz karşılıyoruz. Öğrenci kaydolurken bağış makbuzuyla küçük bir miktar ücret ödüyor. Bugüne kadar 350 kişiye sertifika verdik. İnşallah bunu arttıracağız. Görme engellileri bağımsız yürüyebilmeleri için devletin kurslarına gönderiyoruz. Bugüne kadar 180 tane işitme cihazı, 5300 tekerlekli sandalye, 250 tane akülü araba dağıttık ve dağıtmaya devam ediyoruz. Kimseden de hiçbir şey talep etmiyoruz. Biz, sosyal sorumluluk projesiyle bunu yürütüyoruz. Atık yağlar projesi bizim projemizdi. Çevre Bakanlığı ile yapmıştık. Yanlışa gittiğini görünce projeyi feshettik. Çalışmalarımız devam edecek. Şu anda yağlarımız birikmiş durumda. Hangi ilde ne kadar yağ biriktiyse onun geliri engellimin gideri için harcanıyordu.

-İstanbul’da gerçekleştirilen Engelsiz Yaşam Fuarı’na (EYAF/2014) Tüm Engelliler Federasyonu olarak siz de katıldınız. Fuar beklentilerinizi karşıladı mı?


Anadolu’dan hiçbir belediye yoktu. Sanki sadece İstanbul içindi. Yabancı ülkeden gelenler, araç tanıtanlar vardı. Avrupa kentleri bile vardı. Fuar, sanki sadece İstanbul ve Avrupa içindi. Ben, buna çok üzüldüğümü söylemek istiyorum. Neden böyle olsun? Ben buradan Anadolu’nun bütün insanlarına ve belediye başkanlarına sesleniyorum. O fuarlara gelsinler ve örnek alsınlar. Oraya gelip engelliler için nelerin yapıldığını, nasıl çözümler bulunduğunu, bizim isteklerimizin neler olduğunu görmelerini isterim. Biz diyoruz ki onlara; “Tamam paran var ve bizim için bir şeyler yapmak istiyorsun. Bize danışmadan yapma. Sen bizim lavaboya nasıl girdiğimizi, tekerlekli sandalyeyle nasıl döndüğümüzü nereden bilebilirsin? Eğer yapıyorsanız danışın.” Yaşayan bilir. Biz istiyoruz ki mutluluğu beraber paylaşalım, paranız da boşa gitmesin. Ben geçen bir resmi daireye gittim, engelli lavabosu yapmışlar. Görünüşte çok güzel ama ben oraya girip bir yere tutunduğumda arkadan çıkan çivileri görüyorum. Tamamen göstermelik yapılıyor.  Çünkü onlar benim ağırlığımı hesaplayamıyor. Benim oraya nasıl basıp kalktığımı çözemiyor. Bilse, o malzemeleri kullanmaz zaten. Bu konuda üzülüyoruz. Bize danışıp fikir alırlarsa her şey çok güzel olacak.

 

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Cenab-ı Allah ülkemize zeval vermesin. Bayrağımızı indirmesin, ezanımızı susturmasın. Allah bizi birlik ve beraberlikten ayırmasın. Hepimiz din kardeşiyiz, hiç kimseyi ayırt etmedik, etmeyeceğiz de. Kazaların azalmasını istiyoruz, umarım engelli sayısı artmasın diyoruz. Çünkü kaza geçiren vatandaşların engelli olduğunu gördüğümüzde üzülüyoruz. Çünkü sonradan olan insanlara daha zordur. Bizi düşünen herkese teşekkür ediyoruz. Bize acımadan bizi birey olarak gören herkese çok teşekkür ediyoruz. Biz, balığı yemek değil; tutmayı öğrenmek istiyoruz. Çok teşekkür ederim sizlere de, nice engelsiz yarınlara…

ETİKETLER : tüm engelliler konfederasyonu nedim kılıç röportaj fiziksel işitme görme zihinsel engelli
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Özel Haber haberleri
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
ENGELSİZ WEB TV