Seramik ve Çini sanatçısı Zeren Koç ile Röportaj

Ankara-Çayyolu'nda büyük 3 katlı bir bina. Zeren ve annesi bütün sevecenliğiyle beni kapıda karşılıyor. Galeri o kadar renkli o kadar hayat doluydu ki Zeren'in kendini yansıttığını anladım ve yanılmadım. Çok iyi derecede işaret dili bilmememe rağmen Zeren'in her söylediğini çok iyi anladığımı fark ettim. Çünkü Zeren'in çoğunluktan farkı vardı. O kendine inanmıştı, cesurdu, sanatla dolmuştu. Engelsiz web TV olarak keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Zeren'e çok teşekkürler, size iyi okumalar :)
Bu haber 2015-02-20 11:11:18 eklenmiş ve 1894 kez görüntülenmiştir.

-Zeren, seni tanıyabilir miyiz?

Benim adım Zeren, Soyadım Koç. Burası Zeren’le Sanat Galerisi. Üniversitede Seramik Bölümünden mezun oldum, mezun olduktan sonra böyle bir yer açmayı düşündüm. Resim yapmayı,seramiği de sevdiğim için sanata aşık olduğum için böyle bir yer açtım. Buraya sahip olduğum için çok mutluyum. İşitme engelliler için açmıştım. İşitme engelliler sanat için pek bir şey yapmıyor. Ben bunu değiştirmeyi düşünüyorum. Biz, ufak bir fidan diktik. Bu fidanı büyütmek istiyoruz. Umarım işitme engelliler de bunun farkına varır ve camianın tamamı sanatla ilgilenir. 

-Resim ve seramik merakın ne zaman başladı?

Ben küçükken de resim kursuna giderdim. Benim abim aslında resim yapmayı çok sever. Abimin sürekli resim yapması çok hoşuma gidiyordu. Bu işe kıskanarak başladım. Bu şekilde resim yapmaya başladım. Sonra üniversitede seramik bölümü bitirdim.

-Üniversite’de zorlandın mı peki?

Üniversitede ailem çok destekçiydi. Hayatı öğrenmemi, kendi ayaklarım üstünde durmam için gönderdiler Eskişehir’e. Zorlanmadım giderken, kimse de git diye beni zorlamadı. Ailem bu anlamda çok büyük destekçim oldu. Ben de bundan çok memnunum.

-Sanat galerisi açmaya ne zaman karar verdin? Sana kimler yardımcı oldu?

Üniversiteden mezun olduktan sonra seramiği unutmamak için Kütahya’ya giderek özel kurs aldım. Orada çok daha büyük şeyler görüp böyle bir yer açmaya karar verdim. Onlar böyle bir yer açabiliyorlarsa ben de açabilirim diye düşündüm. Böyle bir sanat merkezi açan İşitme engelli hiç kimse yoktu. Biz de böyle bir yer açmayı düşündük. Yurtdışında çok örneği var. Ben onları gördükçe heveslendim ve böyle bir yer açmaya karar verdim. Sonunda böyle bir yer açtık. Çevremde çok işitme engelli var ama çoğunun cesareti yok. Ben ilk oldum, inşallah onlar da heveslenir. İstanbul’da benim gibi olan bir işitme engelli arkadaşımız var. Aslında sanatla ilgilenen çok arkadaşımız var. Onların da atölye açma istekleri var. Ben onlara destek vermek için bekliyorum. İnşallah açarlar onlar da. Şimdi İstanbul’da açacaklar.



-Öğrencilerin genellikle normal mi işitme engelli mi? 


Ben hem normallere hem işitme engellilere ders veriyorum. İşitme engelliler beni gördükleri için hevesleniyorlar. Normal insanlar da bir işitme engelli bunu başardıysa ben de başarabilirim diyerek hevesleniyorlar. Aslında işitme engelli öğrenci sayımızla normal öğrenci sayımız eşit gibi.




-Sergilerinden bahseder misin?


Burada gördüğünüz gibi yaptığım bazı şeyler var. Sergi de açabiliyoruz burada. Herkese açıktır. Herkes burada sergi açabilir. Her ay sergimiz mevcut. İki hafta süreyle sergi açıyoruz. Mart ayında kendi sergimi açacağım. Herkes burada sergi açabilir herhangi bir problemimiz yok bu konuda. Yıllar önce Çankaya’da bir yerde sergi açtım çok heyecanlıydım. Daha sonra kermeslere katıldım. Sonra ilk sergimi burada açtığımda o zaman da çok heyecanlıydım ama şimdi alıştım. Sürekli sergi açıyoruz artık ve bu beni çok sevindiriyor. İnsanlar geliyor, geziyor, görüyor. Çok mutlu oluyorum.

-Çinilerin çok farklı. Bize nedenini anlatır mısın?

Ben çiniye çok meraklıydım o zamanlar. Osmanlı dönemi çinisine ait şeyler yapıyorduk. Hocamız
 bize laleler yaptırıyordu. Ama ben o dönemin çinilerini çok sevmediğim için yapmak istemedim, şimdi modern döneme ait çiniler yapıyorum. Bunların eğitimini verirken daha çok mutlu oluyorum. Çini, seramik, suluboya, portreler yapıyorum. Çini ders verirken de Osmanlı dönemine değil de modern döneme ait çiniler yapıyorum. Kendim öğrendim, böyle çiniler yapmayı. Kendi hayalimdeki çinileri çok beğenerek yaptım. 


    

-Ankara İşitme Derneğinden bahsedebilir misin? Ne gibi projeleriniz var?

Ankara işitme engelliler derneğinde yönetim kurulu üyesiyim ben de. AİED içerisinde yönetim kuruluna girmeden önce de gidiyordum. Şu an Hasan Babamız bizim başkanımız. O teklifte bulundu bana. Bizim davamız, bizi ilgilendiren şeyler. Proje ve fikirlerimiz var. Bilgisayar kursu açmayı düşünüyoruz. İş-kur ortaklığıyla yapılan bir proje. Tüm işitme engelliler için faydalı şeyler bunlar. Programlar nasıl kullanılır, yazıcı nasıl kullanılır? Bunların dersleri veriliyor. İşaret dili kitabı çıkarıyoruz. Bunlarla uğraşıyoruz.




-İşitme engellilerin genel sorunları neler? Bunlara nasıl çözüm bulunabilir? 

İşitme engellilerin genel problemi olarak benim de en büyük problemim alt yazı. T
elevizyonlarda altyazı olmasını isterdim. Sürekli aileme sormak zorunda kalıyorum. Gazete okuyorum haberleri izleyemediğim için. Altyazı olsaydı bu benim ve işitme engelliler için avantaj olurdu. İşitme engeliler güzel okuyabilirler sıkıntı olmaz. Eğer anlamazlarsa da bir şekilde öğrenebilirler. Bir de bizim eğitim sistemimizle ilgili çok büyük bir problem var. Biz işitme engelli öğretmen istiyoruz. İşitme engelli öğretmen çok önemli bizim için. Tabi normal öğretmenler de olabilir ama anlaşmazlık yaşayabiliyorlar, işitme engelli öğrencilerle. Normal öğretmen anlatıyor ama işitme engelli öğrenci anlamıyor. On defa da anlatsa anlamayacak, yirmi defa da anlatsa anlamayacak. Çünkü eğitim sistemimizle alakalı bir problem var. İşitme engellileri sevmeleri gerekiyor öğretmenlerimizin. İşitme engellilerden önce engellileri sevmeniz gerekiyor. Önemli olan bu. Destek olsalar çok daha güzel şeyler olacağına inanıyorum. 



-Belediyeler bu konuda ne yapabilir?

Bizim işitme engellilerin en büyük problemleri işsizlik, eğitim ve sanat. Ben sanat okulu düşünüyorum. İşitme engellilerin üniversite mezunu olması gerekiyor. Ama üniversite mezunu birçok arkadaşım fabrikalarda işçi olarak çalışıyor. Neden üniversite okuyorlar? Bunu okumadan da yapabilirler. Sanatçı olmaları gerekirken şu an işçi statüsünde çalışıyorlar. Bu hoş bir durum değil. Belediyeden destek bekliyoruz bu konuda.


  


-On sene sonra Zeren Koç Ne yapmış olacak?

Çok güzel bir soru. Ben sanat okulu açmak istiyorum. İşitme engellilere özel sanat okulu ve sanat galerisi açmak istiyorum. Burası Zeren’le Sanat Galerisi ve ben Zeren’le Sanat Okulu açmak istiyorum. Umarım belediyemiz bize destek olur. Biz de tabi ki belli bir miktar ödeyeceğiz bunu tamamen halletmek istiyoruz. İşitme engellilerin hiçbir şekilde sıkılmadan mutlu ve umutlu bir şekilde hayatlarını geçirmelerini istiyorum. Mesela çocukların gönüllerince umutlu bir şekilde gülmelerini istiyorum.


-Son olarak neler söylemek istersin?

Benim ailem bana çok destek sağladılar. Destek verdikleri için kendimi geliştirebildim. İşitme engelli olsa da biz  eğitmeliyiz bu çocuğu diye düşünmüşler. Benden bıkmayacaklar sıkılmadılar, ben ailemden sıkıldım ama onlar sıkılmadılar. İşitme cihazı takmamı istediler, ben takmak istemedim, ailem kabul etmedi. Ama diğer aileler de ben bunu görüyorum. Çocukları takmak istemedikleri zaman zorlamıyorlar. Benim ailem öyle yapmadı. İşitme engellilerin cihaz takması gerekiyor. Ben bunu savunuyorum. Yeni anne-baba olacak ebeveynler birbirlerini eğitmeliler. Gerekirse dışarıdan destek almalılar. Bunlar önemli. Ebeveynlerin kendilerini geliştirmeleri lazım ki çocuklarına daha iyi eğitim verebilsinler. Hastanelerde eğitim olması gerekiyor. Hastanelerde doktorlara hemşirelere eğitim vermeleri gerekiyor. İşitme engelli ailelerine de eğitim vermek gerekiyor. İşaret dili eğitimleri vermek gerekiyor. İşitme engelli kültürüne ait birçok eğitimin verilmesi gerekiyor. Özellikle Kulak Burun Boğaz doktorlarına ders verilmeli. Çok zor değil bunlar. Her akşam birer saat ders alsalar, 3-5 aya kendilerini geliştirirler. “Bu çocuklara ne yapılabilir” diyerek oturup konuşsalar çok güzel şeyler yapılabilir. Ben böyle şeyler istiyorum. Ben gidip bunu anlatmak istiyorum. Ama olmuyor tabi. Aileler hayal kırıklığına uğramasınlar, umutlarını kaybetmesinler. Gelecek çok daha güzel olacak. Ben buna inanıyorum.

-İşitme engelliler camiasına bir mesajın var mı?

İşitme engelliler camiasını çok seviyorum. İşitme engellilerin birlik olması gerektiğini düşünüyorum. Gelecekte çok daha güzel şeyler olmasını istiyorum. Gelecekte işitme engelli sanatçı, başkan, belediye başkanı, vekil birçok şey olmasını istiyorum. Hayallerinizi kırmayın, umutlarınızı yıkmayın. Hayaller ayakta kalsın, kendinize biraz güvenin. Cesaretli olun. Bunu başaracağınıza inanıyorum. Bu mücadele ortamı çok güzel olacak.
Herkesi seviyorum. Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.






ETİKETLER : ankara işitme engelli derneği zeren koç sanat galerisi
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Özel Haber haberleri
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
ENGELSİZ WEB TV