Altınokta Körler Derneği Genel Başkanı Suha Sağlam- Röportaj

Altınokta Körler Derneği Genel Başkanı Suha Sağlam görme engellilerin sorunlarından bahsederek ekledi, “Ana gayretimiz, bireysel çözümlerden ziyade, daha bütünlükçü, kapsayıcı önermelerle, yasalaşma sürecine daha çok katkı sağlamak”
Bu haber 2015-01-13 14:48:59 eklenmiş ve 934 kez görüntülenmiştir.

Suha Sağlam kimdir? Bize, kendinizden bahseder misiniz?



1961 Ankara doğumluyum. İlk ve orta eğitimimi Ankara Körler Okulu’nda yaptım. Liseyi Gazi Çiftliği Lisesi’nde tamamladım. O dönemde lise düzeyinde körler okulu olmadığı için herhangi bir engeli bulunmayan arkadaşlarımla okudum. Daha sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandım. 1985 yılında okulumu bitirdikten sonra Ankara’da 2 yıl süreyle serbest avukatlık yaptım. Serbest avukatlığı bıraktıktan sonra bir kurumda çalışmaya başladım. 2003 yılında emekli oldum, o günden bu yana aktif iş hayatım devam etti. 1988 yılından itibaren Altınokta Körler Derneği’nde yöneticilik yapmaya başladım. Dernek’te üyelikten başkanlığa kadar uzun yıllar boyunca farklı görevlerde bulundum. Doğuştan görme engelli birisi olarak önceleri sosyal bir ilgi olarak doğmuş olsa da sonraki yıllarda hak temelli bir mücadelede bir nefer olarak faaliyet göstermeye çalıştım. Biz her düzeydeki sorunun çözümü için gayret gösteriyoruz. Ana gayretimiz, bireysel çözümlerden ziyade, daha bütünlükçü, kapsayıcı önermelerle, yasalaşma sürecine daha çok katkı sağlamak. Şu an 32 ilde şubemiz var. Bize sadece %40 ve üzeri görme engelli raporu olan bireyler üye olabiliyor. Bu bağlamda toplam 8500 civarında üyemiz var. Bütün yönetici kadrolarımız görme engelli.

GÖRME ENGELLİ EĞİTİMLERİ

 “Devlet 1500-2000 lira maliyeti olan Iphone’u görme engellilere dağıtsaydı çok daha faydalı bir iş yapılmış olunurdu”

Yıllardır engellilerle ilgili özel eğitim, ilk ve ortaokul düzeyinde yani şimdiki 4+4 siteminde devletin kontrolünde yatılı okullarda gerçekleştirilirdi. Oralarda da 10-12 kişilik sınıflar olurdu. Ve her dersin hocası gelir dersini anlatır, öğrenciyle neredeyse birebir ilgilenir, bir kolej havası yakalanırdı. Sadece Milli Eğitim Müfredatı uygulanmaz, engelli okulu olması sebebiyle engelliliğinin özelliğine göre çeşitli sanat alanlarıyla da çocuklar eğitilirdi.

 

“Eğitim, ilk 4 yıl özel olmalı”

 Özellikle son 10 yıldır ise özel bir okul değil, çocuğun ailesiyle birlikte evine yakın bir okulda “Kaynaştırılmış eğitim sistemi” dediğimiz bir yapı oluşturulmaya başlandı. Burada bir sorun söz konusu. Özel eğitim çok külfetli bir iştir. Siz çocuğa kabartma yazı öğretmek durumundasınız. Bunu hallettiğinizde o çocuğun eline kabartma kitap vereceksiniz. Beyaz bastonuyla kendi başına gelip gitmeyi öğrenecek. Üstünü başını giymeyi, lavaboya gitmeyi, kişisel bakımına kadar onun her şeyini kontrol altında tutmanız gerekir. Okuma yazma çağında olan çocuklarımızın 1300 – 1400 tanesi yatılı okuyor. Bu çocukların hepsinin kaynaştırılmış eğitime dağıldığını düşünürseniz, bu çocuğu anlayabilecek rehber öğretmen ve özel eğitimci bir hocanın bütün okullarda bulunması gerekir. Bu çok mümkün değil. Türkiye’de de gezici öğretmen ve benzer sitemler çok olmuyor. Dolayısıyla bu sistemle hem öğretmenin işini zorlaştırıyorsunuz hem de çocuğu eğitemeden üst sınıflara geçiriyorsunuz. Bunun giderilmesi için olması gereken bir tek şey var. Bize göre ilk dört yıl, kesinlikle kaynaştırılmış eğitim değil, özel eğitim şeklinde olmalı. Eğer siz bire bir hoca tutarak kaynaştırılmış eğitimi, materyalleriyle birlikte pekiştirirseniz bu olabilir.



 Açık söylemek gerekirse, beyaz baston bizim için önemli. Beyaz baston, özgürlüğümüzün ve güvenliğimizin sembolüdür. Özgürlük, bağımsızlık bize göre, herhangi bir kişiye ihtiyaç duymadan evden işe, okula, tiyatroya, maça, havuza, parka tek başımıza gidebilmemizin adı. Eğer beyaz bastonu, kuralına uygun öğrenir ve kullanırsanız sizi herhangi bir ağaca duvara direğe çarptırmadan, herhangi bir çukura düşmeden gitmek istediğiniz mekâna tehlikeleri tespit edip onu savuşturup ulaşmanıza hizmet ediyor. Bu bizim açımızdan çok önemli. Bu, başkalarına muhtaçlığımızı ortadan kaldırıyor, güvenli bir biçimde, yara bere almadan düşmeden çarpmadan oraya gitmemizi sağlıyor. O açıdan beyaz bastonu biz tüm görme engellilerin daha çocukluk yaşında, okul öncesinde eline alarak tanışmasını istiyoruz ki ömür boyu yanlarından hiç ayırmasınlar. Şimdi 15 Ekim özel bir gün olduğundan beyaz bastonun önemini anlatmak için o günleri kullanıyoruz.  Yalnız biz şubelerimiz aracılığıyla bu tür etkinlikler gerçekleştirdik. Amasya’da, Manisa’da, Bingöl’de, Elazığ’da beyaz bastonu halka tanıttık. Elinde beyaz bastonu olan görme engelli arkadaşlar, şehrin en işlek caddelerinde yürüyerek beyaz bastonu halka tanıttılar. Özellikle Anadolu’da halk beyaz bastonu tanımıyor. “Bu nedir, ne işe yarıyor” diyor, bilmiyorlar. Bunun sebebi, özellikle küçük illerde yaşayan görme engelliler beyaz bastonu eline almayı bir utanç, bir psikolojik baskı gibi görüyor. Körlüğünün deşifre edilmiş hali gibi değerlendiriyor. Bizler körüz ve bunun karşımızdakiler tarafından bilinmesi gerekiyor. Bunu en iyi ifade eden araç da beyaz baston.

 

Geç kalınmışlığına da mevcut gören gözlerin telefon işleminin ötesinde günlük hayatı kolaylaştırmadığı eleştirilerine de katılırım. Çünkü şunu söylemek lazım; bunların yazılımı ve teknolojisi geriden geliyor. Bu cihazların tam olarak görme engelli bir kişiyi adrese teslim etmediğine dair ciddi şikâyetler var. Hele bunun ilk örnekleri sizi bir çukura düşürebiliyordu. Dolayısıyla devlet buna para harcıyor ama bu çok eski teknolojilerle kullanılıyor. Devlet 1500-2000 lira maliyeti olan Iphone’u görme engellilere dağıtsaydı, çok daha faydalı bir iş yapılmış olunurdu. Çünkü bunlar adeta tam da körler için yapılmış gibi. Konuşabilen, navigasyonu olan cihazlar bunlar. Bu cihazların gören gözü de var. Bütün bunları yaparken araştırmacıların, bakanlıkların, bürokratların, siyasilerin konuyu önce hizmet etmek istedikleri kesimle yani onların katılımına fırsat verecek şekilde müzakere etmeleri lazım. Özellikle, eğitimde ortalama insanı hedefleyerek müfredatınızı hazırlıyorsanız, kullanılan teknolojik bir cihazın o hedef kitlenin uygulaması için gerekli altyapıyı da sunmanız lazım. Hatta bu konuda en yetersiz kişileri de dikkate alarak cihazların kullanımını dikkate almamız lazım.

 

SARI ŞERİTLER

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bunu bir standarda ulaştırmaya çalıştı. Doğru şeyler de çıkıyor esasen. İlke olarak doğru ancak uygulama, işçilik aşaması ve kullanılan malzemenin ne olduğu meselesi büyük sorun. Mesela kullanılan malzeme plastik olduğunda, yaz kış farklarının getirdiği yapıştırmalardan kaynaklı olarak bunların hemen kalktığını görüyorsunuz. Normal insanlar bile bundan şikâyetçi, çünkü ayakları takılıyor. Kışın biraz kar yağdığında, o sarı çizgi eğer plastikten yapılmışsa, sert plastik bile olsa buzdan beter kayıyor. Çünkü normal insanlar bile bunun üstünde düşüp, kollarını kırabiliyorlar ki körler ne yapsın? Yaz ayı geliyor, şeritler 30-40 derece güneşin altında eriyor, kalkıyor. Bu ciddi bir sıkıntı. Bordür taşı gibi dayanıklı bir şey olması lazım ki sıcaklık farkından etkilenmesin. Ayrıca bu şeritlerin tehlikelerden uzak mesafelerde yapıştırılması veya monte edilmesi lazım. Bir yere giderken, biraz dikkatsiz olsanız ağaca çarpacak durumdasınız. Hatta bazen bu şeritlerin bittiği yerde bir dükkân olabiliyor. Bunu kontrol eden, onay veren, bunun maliyetini karşılayan ödeyen kurum, belediye, bakanlık… İnsan bir denetlemez mi? O yolu git bir denetle! Uygulama sıkıntıları var, zamanla düzelebilecek şeyler bunlar. Zaten Ankara’da da o plastik sarı çizgiler yavaş yavaş bordür taşı tarzında dönüşmeye başlamış, onları da görmeye başladık burada.

 

“Beyaz baston, özgürlüğümüzün ve güvenliğimizin sembolüdür”

ENGELLİ İSTİHDAMLARI

 

2012-2014’teki sınavda istihdam edilen engelli sayısı 10 bin civarında değildir. Açılan kadrolar böyle olsa da, branşlara uygun engelli çıkmadı. Mesela Diyanet İşleri Başkanlığı rakamlarını hatırlamıyorum, yalnız açılan kontenjana uygun engelli sayısına ulaşılamadı. Dolayısıyla kadrolar boş kaldı. Şimdi E-KPSS’de kontenjan sıkıntısı dışında çok özel bir sıkıntı yok. Bu, bir miktar normalleşti. Çünkü ülkemiz çok zengin bir ülke değil, işsizlik oranı çok yüksek. Eğer sizin açmış olduğunuz 3-4 bin kişilik sınava 70 bin kişi başvurmuşsa, mecbur eleme sistemi oluşturacaksınız. Hepsini alamazsınız. Yani bu, siyasetçilerin çözmesi gereken bir iş. Keşke başvuran 65 bin kişinin 65 bini de alınabilinse. Şimdi mümkün olmayınca bir sistem bulmak zorundasınız. Üniversite sınavlarına 2 milyon kişi başvurur. Ama normal eğitimine 400 bin 500 bin kişi gider. Dolayısıyla o sistem de doğru rotaya girdi diyebiliriz. Çeşitli uygulama sıkıntıları var. Okuyucu refakatçı sorunları meselesi var falan. Ama bunlar zamanla oturur. KPSS’nin artık kaldırılacağı konuşuluyor. Bu konuda resmi bir açıklama yapıldı mı onun da farkında değilim.

 Türkiye İş Kurumu İŞKUR projeleri kurumsal olarak devam ediyor. Buralarda çeşitli engelli arkadaşlara kurslar açılıyor. İŞKUR’la işbirliği ve İŞKUR denetiminde projenize finansman sağlanıyor. Birçok engelli arkadaş meslek ediniyor. İŞKUR projeleri sayesinde hemen hemen bilgisayar öğrenmeyen veya sertifika almayan engelli arkadaş kalmadı diyebilirim. Yani yeni nesil dışında, eskiler bile bu kurslar sayesinde bilgisayarı öğrendiler. En ağırlıklı alan bu oldu. Ama (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme İdaresi Başkanlığı) KOSGEB’le ilgili bizim bünyemizde gerçekleştirilmiş bir proje de yok. İşsiz olması ve SGK kapsamında olmaması kaydıyla engellilere kredi verildiği söyleniyor. Böyle teşvikler var, yaygınlaşmaya başlandığında ne getirip ne götürdüğünü, olumlu olumsuz yönlerini göreceğiz. Ama İŞKUR’dan, çok fazla görme engelli arkadaş yararlandı, sertifika aldı, hatta İŞKUR kurslarına devam ettikleri süre içerisinde de kendilerine üç beş kuruş harçlık da temin etmiş oldu. Ben görme engelliler alanında KOSGEB’in desteği konusunda hala somut bir örnek görmedim. Belki vardır şimdi haksızlık da etmeyelim. Ne getirip ne götürdüğünü bilmediğim için böyle bir “şu arkadaş örnektir” diyebileceğim bir teşvik görmedim.

ETİKETLER : altınokta görme engelli dernek körler suha sağlam
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Özel Haber haberleri
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
ENGELSİZ WEB TV